8 Ekim 2016 Cumartesi

Hayallerimin Gerçekleştiği İlk An: 16 Temmuz 2016 Hotping İmza Günü

2 Ağustos 2016,  saat 04:52 olmuş ve ben kendimi yine bir şeyler yazarken buluyorum. Amacım bu değildi aslında. Başka bir konu hakkında yazı yazmam gerekiyordu ama ben dayanamadım yine. Şu hayatta beni mutlu eden tek insanlar olan Teen Top hakkında yazmak istiyorum. Yine ne yazacağımı bilemeden aniden gelen bir istekle başladım yazmaya. Sanki yazmazsam içimde bir şeyler patlayacak gibi hissettim çünkü. Yazmazsam uyuyamayacakmışım gibi geldi. Bir kere daha elimden geldiğince yazmak istedim içimden geçenleri. Bir kere daha anlatmak istedim 7/24 dile getirdiğim sevgimi. Bu şekilde az da olsa rahatlarım belki diye. Bu çocukların bana verdiği huzuru hiçbir kelime karşılamıyor olsa da yazmak, anlatmak istiyorum delice…





16 Temmuz 2016. Hayatımın en güzel, en özel günü. Yıllardır hayalini kurduğum, uğrunda çok şeyler yaptığım düşüm gerçek oldu! Teen Top’la tanıştım ben. Hep dua ederdim dünya gözüyle bir kerecik göreyim diye. Şükürler olsun Rabbime nasip etti. Kendi gözlerimle gördüm, öncesinde de ne kadar harika, ne kadar mükemmel, ne kadar muntazam varlıklar olduklarını bildiğim bu insanların bunlardan çok daha fazlası olduğunu. Ne yapacağımı bile bilmiyordum. İçimde fırtınalar kopuyordu. Arkadaşlar bana sakin göründüğümü söylüyorlardı, oysaki titriyordum. Nefes almak güçtü. Seslerini canlı canlı duyuyordum. Allah’ım böyle bir mutluluk olamaz! Herkes fotoğraf, video çekiyordu. Bense sadece izliyordum. Ne söyleyeceğimin provasını yapıp bakabiliyorken uzun uzun bakıyordum benim için dünyanın en harikası olan varlıklara. Düşünceler birbirine girmişti beynimin içinde. Tuhaf bir şekilde Minsoo’dan sonra en erkeksi üye olarak Ricky görünüyordu gözüme. Fotoğraflarda bebe gibi çıkan birinin bu kadar erkeksi olacağını hiç beklemezdim. Beklentimin aksine Changjo da küçük göründü gözüme. Niel ise her zamanki gibi çok zayıf… Chunji çok yakışıklı, Ljoe ise düşünceli görünüyordu. Bir derdi vardı çocuğumun anlıyordum bakışlarından. Ama angellara bakışını gördüm sonra. Sanki bize bakıp mutlu oluyordu, huzur buluyordu tıpkı benim üzgün anımda onlara baktığım gibi. Ara sıra uzaklara dalıyordu. Ama Ljoe bağırışlarıyla geri dönüyordu aramıza. Diğerleri ise mutluydu bizle olmaktan. Espriler yapıyor, gülüp eğleniyorlardı. O an 6 çift gözüm olsa da her birinin her hareketini hiç kaçırmadan izleyebilsem diye geçirmiştim içimden. Zamanın durmasını istiyor, saatlerin pili bitsin, dünya dönmesini bıraksın, ben burada kalayım istiyordum...


Konuşma bitti imza alma sırası geldi sonra. Herkesin sırası vardı ona göre gidiyorduk. Çok kısaydı. Elimde bir kâğıtta ismim yazılıydı. Hem Latin harfleriyle hem de Korece harflerle yazmıştım.  Kâğıda bakıp adımı yazıp imzalıyorlardı önceden önlerinde hazır duran, üzerinde fotoğrafları olan kâğıtlara. En sinir olduğum şey korumalardı -_- Daha çocuklar imzayı atmadan itiyorlardı bizi. Kapalı olduğum için ilk bir baktılar bana. İlk imzalayan Changjo idi. Şaşkınlığını okuyabiliyordum yüzünden. Aynı şekilde ben de şaşkın şaşkın bakıyordum ona. Çünkü gerçekten büyük bir şey bekliyordum ama karşımda ruhu da kendi de çocuk olan birini görünce şaşırmam çok da olağan kaldı. Ha bu arada her üye için bunu diyeceğim; fotoğraflardan yüz kat bin kat daha güzeller, yakışıklılar! Şey bir de Changjo çok etkileyici bakıyor 🙈  Dilim tutuldu konuşamadım resmen!



Sonrasında Niel vardı. Bilenler bilir Niel’e aşırı zaafım vardır benim. Onu görünce sendeledim bir. Dizlerimin bağı çözüldü. Gerçek olduğuna inanamadım ilk. O da anladı ne kadar heyecanlı olduğumu. Öyle bir baktı ki gözlerime, o an bayılacağım diye çok korktum. Dedim ya tıpkı benim onlara baktığım gibi bakıyordu bana. Sevgi dolu, anlayış dolu, huzur dolu, mutluluk dolu bir bakıştı. Öylesine rahatlatıcıydı ki kendime gelebildim en sonunda. Allah'ım! Bu çocuk bildiğiniz güzel. Öyle böyle değil hem de... Niel'e olan zaafım kat kat arttı, eskiden zaten manyak bir hayran idim şu saatten sonra ne olacağımı, neler yapacağımı ben bile kestiremiyorum! 😂


Bir sonraki üyeye geçtim. Ljoe vardı sırada. Bu çocuk dünyadaki en güzel şey olabilir, hayır kesinlikle öyle! Niel’de çok heyecan yapınca tam atlatamamıştım, hala titriyordum. Ljoe da tıpkı Niel gibi sevgi dolu baktı bana.Ama nasıl bir bakış o.. Hala etkisinden çıkabilmiş değilim, gözlerimi kapatırım ara ara, o bakışı düşünür kendimden geçerim. Ateş basar yüzümü, heyecanla atmaya başlar kalbim, bir sevinç doldurur içimi, hafif de bir utanma.. Dudaklarını hafif büzüp hem o halimle eğleniyor, hem bana sakin ol diyordu sanki bakışıyla. Benim heyecanlanışımla mutlu oluşunu görebiliyordum. O an hücrelerime kadar sevildiğimi hissetmiştim! Verdiğim sevgiden kat ve kat fazlasını o an ilk defa almıştım! İçimden geçen tek şey bu çocukları sevmekle en doğru şeyi yapıyorsun sen Nesrin olmuştu. Ljoe o kadar yakışıklıydı ki inanamadım gerçek olduğuna! İnsan olamaz bu çocuk! Yani böyle demek istemem ama Ljoe erkekse diğerleri ne? Diğerleri erkekse Ljoe ne? 



Ljoe’nun yanında Ricky vardı. Benim minik oğlum. Elini yaralamıştı. Görünce nasıl içimin acıdığını size anlatamam. En uzun Ricky’le konuştum sanırım. Ne olduğunu sordum, yaralandım dedi. Ben de dikkat edin size bir şey olursa bizim de canımız yanar dedim, daha dikkatli olacağım dedi. Tam daha çok konuşacaktım ki bilin bakalım noldu? Eveet pislik koruma beni itti -_- Ricky'e erkeksi diyorum ama bakmayın hala bebek 😂😂Benle konuşurken şirin şirin konuşuyor, gülümserken insanın yanağını sıkası geliyor! Bir de öyle bir güzel ki sıpa, annesine çekmiş valla! :D Gördüm annesini çok güzel bir hanımefendi. 



Sıra Chunji’ye gelmişti. Bir insan nasıl bu kadar güzel ve nasıl bu kadar yakışıklı olabilir?! Bu velet bana resmen hayatı sorgulattı o anda. Ben Chanhee'yi kusursuz diye severim, cidden bir gram kusuru yok! Ve kokusu çok güzeldi… O bayıldığım artistik havası, o bakışlar, hareketler… Her şeyi kusursuzdu resmen! Ama bazen de şaşkın bir bakışı vardı ki haha :D Ördek ağızlı! 


 Chunji’den sonra geriye bir üye kalmıştı: Cap! Allah’ım böyle bir an olamaz. O an benim için yaşam durmuştu. 4 sene boyunca uzaktan uzağa, sadece fotoğraflarına ve videolarına bakarak, okula gidip gelirken attığı ses kayıtlarını dinlediğiniz, sadece onu düşündüğünüz, ilk aşkınızın karşınızda olduğunu bir hayal etsenize… Kesinlikle kelimelerle anlatılamıyor o an! Çok başkaydı çok. Zaman durmuş gibiydi. Hem konuşamıyordum hem de söyleyecek çok şeyim vardı. Çünkü annesine de hediye hazırlamıştım. Hem kendisi için hem de annesi için hazırladığım hediye paketlerini verdim. Annen için dediğimde yüzündeki o gülümseme her şeye bedeldi! O an zaman gerçekten dursun ve ben saatlerce o gülümsemeyi izleyeyim istedim.. O imzasını attı ve bitti. Ne onu sevdiğimi söyleyebildim, ne de elini tuttum… Allah’ım resmen içimde ukde kaldı. Bari çak yapaydık :(  Ama ne yapayım o an o kadar heyecan yaptım ki ölüyorum falan sandım...


İşte böyleydi o bir buçuk dakika. Benim için hem bir buçuk sene gibiydi hem de bir buçuk saniye. Zaman algım, mekan algım kaybolmuştu. Kendim kaybolmuştum kendim daha nolsun! Şimdi bile düşünürken delirecek gibi oluyorum. İmza aldıktan sonra konuşma yaptılar hayranlarla. Soru sordu sunucu hayranlar da cevapladı. O zaman daha rahattım. Hatta o kadar rahattım ki çenem susmuyordu :D Bir Ljoe'ya bağırıyor kalp yapıyordum, bir sorulan sorulara Türkiyeee diye bağırıp cevap veriyordum. O arada kendimi de fark ettirdim üyelere😎😌😏  Doğru cevap verenlere imzalı albüm veriyorlardı. Biz yabancı angelların Korecesi yetmediği için hiç birimiz albüm alamadık tabi. Sonra sunucu da en uzaktan gelene verelim dedi. Niel'e sordu sence en uzak nereden gelmişlerdir diye. Niel düşünürken ben bağırıyorum tabi yine Türkiye Türkiyee diye :D Sunucu dedi ki çok mu uzak? O anın heyecanıyla evet uçakla bile 11 saat sürüyor dedim ama çok hızlı bir şekilde. Sunucu da 'vaay Korece'n de çok iyiymiş neredeyse benden iyi' dedi. Tabi ki Teen Top için öğreniyorum dedim. Üyeler bana bakıyordu, bir ikisi vaay deyip alkışladı, Koreli hayranlar bana bakıp "kiyovoooo"  diye çığırdılar. Sonra sunucu Türkiye'den daha uzaktan gelen yok mu diye sordu. Ben de yokturduuur dedim. Yine üyeler bana baktı ve herkes gülmeye başladı :D Allahım utançtan yerin dibine girmek istiyordum ama o imzalı albümü almadan dönemezdim! Daha sonra benden daha uzaktan gelen iki kişi daha vardı. Üçümüze de imzalı albüm verdiler. En sonunda imzalı albümümü de alıp bitirdim günü. Bitmesin istedim, ayaklarım gitmiyordu, gerçek dünyaya dönmek zor geliyordu ama her güzel şey gibi bitmişti o da... Sonrasında da yabancı angellarla Ricky'nin annesinin yerine gidip güzel bir kutlama yaptık. Ve ben o gece hiç uyumadığım kadar huzurlu uyudum.

NOT: 2 ay önce yazdığım yazıyı şimdi yayınlıyorum, çünkü koşuşturmaktan pek vakit bulamadım :( 


12 Haziran 2016 Pazar

Let the music begin 🎶

🎶 Teen Top - Day After Day 🎶




 Kulaklıklarımı takmış, bana şu dünyada kimsenin vermediği kadar huzur veren 6 insanın sesini dinliyorum ne yazacağımı bilemeden...

Uzun zamandır aklımdaydı bir blog açıp kimseye söyleyemediklerimi yazmak, bir türlü zaman bulamıyordum ama bugüne kısmetmiş.

 4 yıl önce başladı her şey. Tam gününü hatırlamamakla birlikte 4 yıldır angelım ben. 4 sene önce bir arkadaşla başladığımız saçma bir arayış sırasında keşfettim daha sonralarda hayatımın merkezinde yer alacak bu 6 insanı. İlk defa 26 ağustos 2013'te herkesi al aşağı edip kurulmuşlar yüreğimin baş köşesine. Öyle söylüyor neredeyse yüzyılda bir yazdığım defter. Anlatamayacağım duygular yaşatmışlar bana o gün. Sadece o günle kalmadıkları içinse ayrı bir minnettarım onlara. O günden sonraki her günümü heyecan, sevinç, mutluluk ve aşkla doldurdukları için minnetim daha da artıyor her geçen saniye.


Hayatıma giren her insan eninde sonunda bir gün giderken her geçen saniye vazgeçilmezim olan 6 insanı hangi kelimelerle anlatmalıyım bilmiyorum. Sanki hiç bir kelime karşılamıyor onların mükemmelliklerini, bana yaşattıklarını, içimde uyandırdıkları bin bir çeşit duyguyu. Bu kadar uzakta olup bu kadar yakınımda olmaları ise bambaşka bir mucize!





Teen Top.. Çıkış yaptıklarında 15 yaşındalar. En genç grup seçilmişler(!) ne harika ama! İlk öğrendiğimde kızmıştım açıkçası biraz. K-pop gibi içine düşeni hiç acımadan yiyen bir canavarın içinde ne işleri var bu çocukların diye düşünmüştüm.15 yaşımda kendimin ne yaptığını düşününce bu çocuklara olan hayranlığım kat kat artıyor! Şimdi ise iyi ki diyorum, iyi ki bu alemdeler. İyi ki tanımışım onları.




Tembel, üşengeç, az biraz mal Minsoo'm var mesela. Her ne kadar onun yüzünden şizofren damgası yesem de seviyorum gülüşünün bana verdiği rahatlığı. C.A.P sever herkes böyledir. Kişi sevdiğine benzer denir ya, gerçekten de öyle oluyor galiba. Ne zaman görsek onun gülüşünü,soğuk kış günlerinde eve gelip sıcacık sobanın arkasında ısınırken vücudumuza yayılan o huzur doluyor içimize. Sadece bakmakla bile gülümsetebiliyor bizi. Dışarıdan görünüşünün aksine naif sesi, kibarlığı, çok düşünceli oluşu, farklı oluşu, kendi oluşu, düşüncelerini dile getirişi, yapmak istediğini yapmak istediği an yapışı, aşırı saf oluşu, her şeyi o kadar güzel ki... Gün oluyor çıldıracak gibi oluyorum ona her baktığımda. Varlığı varlığımın neşesi Minsoo'm, adı güzel kendi güzelim, gönlümün efendisi Minsoo'm...Çok duygusala bağlıyorum Minsoo'dan bahsederken. Halbuki dünyadaki en mal hareketlere sahip kendisi. Ve insanı şaşırtacak derecede değişik yeteneklere! Bunu izlediğimizde bu hareketleri yapan gerçekten de bizim üşengeç, tembel hayvanımız Minsoo mu diye angel ailesi olarak şoka girmiştik. En büyük hayali koala olmak olan birinin böyle şeyler yapması oldukça şaşırtıcı..





Minsoo'dan sonra Chanhee hakkında yazmak tuhaf hissettirdi. Çünkü Chanhee'den bahsederken asla duygusal olamıyorum. Belki bunun sebebi şu gülüştür? Chanhee, Lee Chanhee insanların bildiği şekilde söyleyecek olursam Chunji. Sesi göklerden gelmiş meleğim derim ona. Benim için en özel seslerden biri. Chanhee deyince aklıma ilk öz güvenli oluşu geliyor nedense. Girdiği her ortamda dikkatleri üzerine çeken, her durumda kontrolü elinden bırakmayan, sorunlara getirdiği çözüm "üzülme ben varım" olan biri olması onun cazibesi sanırım. Ha bir de sırtından tiki var. Bunu bilmek beni mutlu ediyor. 😄😄 *Kim bilir ne hain planlar içindeyim ki böylesine ağzım kulaklarıma varıyor. 😂😂 * Her neyse. En çok istediğim şey ise-sadece benim değil bütün angelların buna ihtiyacı var- bir dizi için OST seslendirmesi ve solo albüm çıkarması. Bekliyor, bekliyor, bekliyoruz... Chanhee'nin bir diğer cazibesi ise gülüşü. Diğerlerinin aksine Chanhee'nin gülüşü huzur falan vermiyor. Çünkü komik 😂 O yakışıklı oğlan gidiyor yerine salak bir gülüş geliyor resmen. İstemsizce gülerken buluyor insan kendini..





Lee Byung Hun. Yahu şu çocuğun adı çok zor T_T Telaffuz edemiyorum düzgünce.. Her neyse, sıradaki üyemiz Lee Byung Hun. Nam-ı diğer Ljoe. Şu günlerde "Ddanddara" dizisindeki rolü ile pek bir meşhur beyimiz. Henüz izlemedim ben ama  sempatik tavırları, şirin hareketleri ve yakışıklılığı ile herkesi kendisine aşık etmiş paşa. Eh Ljoe efendiden de bu beklenirdi canıım😏😌 Çok meraklı dizide oynamaya. Üyelerin söylediğine göre televizyon izlerken  kendisi de ağlıyormuş, dizideki sahneyi tekrarlıyormuş falan. Hem dizi izleyip hem pratik yapıyor akıllı çocuk.Üyeler bu durumdan şikayetçi olsa da çocuğum sonunda hayallerine kavuştu. Henüz bir dizide başrol değil ama -o günler de gelecek inşAllah- çok iyi bir rolde yer alıyor. Grubun en yakışıklı yüzüdür Byung. Ama üyeler asla bunu kabul etmez! "Ljoe hyung gerçek hayatta çok çirkin nasıl oluyor da fotoğraflarda bu kadar iyi çıkabiliyor?" derler. Bunun kıskançlıkla uzaktan yakından alakası yok sakın yanlış anlamayın. Sadece seviyorlar Byung efendi ile uğraşmayı. Gerçekten grupta en uğraşılacak tiptir Ljoe. Tipiyle dalga geçin, harekeleriyle dalga geçin, konuşmasıyla dalga geçin her şeyle geçebilirsiniz, tek bir şey hariç! Sakın ha sakın boyuna laf etmeyin.. Yavrumun boy takıntısı var😔Umutsuzca süt içiyor belki uzarım diye. Sanırım ona bir dilek hakkı verilse boyunun uzun olmasını isterdi. Halbuki biz onun bu minnaklığını seviyoruz. Ha sevdiğimiz bir diğer tarafı: öyle bir fan servisi var ki bu sıpanın.. Aşık olmamak elde değil! Her dakika bizden bahseder, bizi ne kadar sevdiğini söyler. Byung her 'angel' dediğinde kendimi dünyanın en özel insanı hissederim. Öyle içten, öyle güzel söyler...




2 saat önce
>> Yaşlandığımızda bile, hala birinin anılarında varsam, bu biri bir Angel ise~ Sadece bunun düşüncesiyle bile mutluyum <<

Ah bu çocuğun angel sevgisi çok farklı bir boyutta demiştim değil mi? Bir keresinde "angellar ben damatlığımı giydim. Siz gelinliklerinizi giydiniz mi?" diye twit amıştı. Sanırım o gün hepimiz koşa koşa gidip bir gelinlik almamak için kendimizi zor tuttuk.. Huni Huni Byung Huni angelların biricik aşkı, yakışıklı tatlı sempatik hem sevecen hem karizmatik Huni ❤





Ahn Daniel. Şu hayatta zaafım olan 3 şey vardır: Yeğenlerim, kırmızı giyen sevdiklerim ve Niel. Nasıl oldu da Niel zaafım haline geldi bilmiyorum. Onun hakkında insanların söyledikleri, Niel'in çok saf oluşu, her şeye rağmen içinde kötülük barındırmayışı, asla pes etmeyişi, azmi, insanlara yardım etmek için çırpınışı, kısacası onun hakkındaki her şey beni ona daha da çok bağlıyor. İstiyorum ki bütün kötülüklerden koruyayım onu. Pamuklara sarıp seveyim. Asla ama asla mutsuz olmasın.. Olmuyor işte olmuyor, üzüyorlar çocuğumu. Her baktığımda memleket sıcaklığı yaşadığım yüzüne çirkin diyorlar, her duyduğumda bütün hücrelerime kadar etkilendiğim sesinin güzel olmadığını söylüyorlar, o koşmaya çalıştıkça ayağına çelmeler takıyorlar... Hayranlık duyuyorum ona. Ben olsam bırakır kaçardım her şeyi. Vazgeçerdim. Ama asla öyle yapmıyor! Daha çok çalışıyor, daha çok, daha çok... Teen Top için yapıyorum ne yapıyorsam diyor. Gerçekten yaptığı en ufak bir işi bile Teen Top'a adıyor. Bazen aklım almıyor bir insan nasıl bu kadar iyi, nasıl bu kadar kibar, nasıl bu kadar yüreği güzel olabilir? Sonra diyorum o kişi Niel'se olur hem de en alasından! Niel'den bahsetmişken Memory'den bahsetmezsem olmaz! Niel yenisini yapana kadar benim için k-pop'ın zirvesi bu şarkıdır! Verdiği o duygu, dinlerken gelen o ağlama hissi.. Hepsi aynı Niel gibi mükemmel!! Umut ediyorum ki güzel günler en güzel günler oğluşumu bulacak, inanıyorum ki bir gün tüm dünya sesinin güzelliğini fark edecek, yüzündeki huzuru keşfedecek ve herkes Niel sevecek! En azından bunun olması için elimden geleni yapacağım...



Yoo Chang Hyun! Yani Ricky. Resmi oğlum benim ㅋㅋ Şimdi neden resmi oğlum olduğunu açıklayayım: Minsoo, Ricky'i çocuğu gibi görür "insanın içindeki annelik duygularını uyandırıyor" der. Ricky, Minsoo'nun oğlu eh Minsoo da benim kocam olduğuna göre... haha 😂

Grupta kendime en çok benzettiğim üyedir Changhyun. İnsanlara destek verir, onların derdini dinler, her an birilerine yardım etmek için yanıp tutuşuruz ama asla sıkıntılarımızdan bahsetmeyiz. Her daim güler yüzle, neşeli bir tavırla bütün ortamları şenlendiririz. Grupta dansçı olarak yer alıyor Ricky. Gerçekten onun için biçilmiş kaftan resmen bu pozisyon! Dans ederken o kadar mutlu ki.. Yüzündeki o gülümsemeyi seviyorum, dans ederken kendinden geçişini. Sahneye çıktığı her an müteşekkir yüz ifadesini.. Sahne onun için büyülü bir dünya resmen. Bambaşka rüyalar alemi.Umarım o rüyalar aleminden asla ayrılmazsın.. Bu arada söylemeden geçmeyeyim iki kere Ricky'den cevap almış biriyim ben😏 Kurtarıcı meleğim benim hissetti sanki benim kötü olduğumu. Mutsuz olduğum zamanlarda cevap verdi.. Mutsuzluğumun tek çaresi Ricky'dir! Üzgün olduğum an, bunaldığım an açar bunu izlerim ve anında keyfim yerine gelir! Can oğlum benim❤






Son üyemiz Choi Jonghyun. Choi Korece'de en iyi, mükemmel demek. Sanırım bu yüzden bu çocuğun 10 parmağında 100 marifet var!! Grupta vokal, rapçi ve dansçı olarak yer aldığı yetmiyormuş gibi bir de şarkı sözü yazar, beste yapar, dizi/film çeker! Yahu çocuğum senin bir günün kaç saat? 36 saat falan mı? Ya da kaç saat uyuyorsun? Ahh pardon sen uyumuyordun değil mi...Evet kendisi neredeyse hiç uyumaz! Bu yüzden lakabı uzaylı! Tabi uzaylı dememizin başka sebepleri de var: Her türlü tuhaf davranışlar kendisinde mevcut ( bknz: parmakları tuhaf şekiller alıyor, durduk yere ağzından duman çıkarabiliyor, gözünün bir tarafa diğeri diğer tarafa gidiyor, değişik fotoğraflar editliyor, bazen ayı olduğunu iddia ediyor gibi- elbette listeyi daha da uzatabilirim ama çocuğuma tuhaf gözle bakmanızı istemem hehe - ) Grubun güya en küçüğü olacak. Bütün üyeler kendisinden çok korkar çünkü çok sinirli. Minsoo bile korkuyor kendisinden. Acayip bir yemek yeme kapasitesine sahip... Yesin yesin yiyen insanı severim ben ㅋㅋ Chango bende her daim gurur duygusu uyandırıyor. Baktığım her an çocuğu büyük işler başaran anneler gibi gözlerim ışıl ışıl oluyor, işte benim oğlum diyorum.  Ricky'min biricik kankası olur ayrıca. Sanırım ikisi de aynı yaşta oldukları ve küçüklükten beri bir arada oldukları için çok iyi anlaşırlar! Ah Changrick gibi ikiz çocuklarım olsun istiyorum onları her izlediğimde... Gerçekten kardeşlermiş gibi..




Şu duruşlarının aksine tam bir canavarlar aslında! Sahneye çıktıklarında havalı birer idol olan üyeler, sahneden inince bunun tam tersine dönüşüyor! Birbirlerine olan sevgileri de o kadar kibar (!) ki.. Kelimelerle anlatılmıyor. En iyisi izleyip görün  ㅋㅋ (  1  2  3 ) 
  6 yıldır K-pop sektöründe olan bu çocuklar böyleler işte. Neşeli,dinamik, yakışıklı, vahşi, birbirinden muhteşem 6 insan... Asla durmayan bir grup.. Hayallerinden vazgeçmeyen! Amaçları olan ve bunun için çalışan insanlar! Ümitsiz olduğumda, üzgün olduğumda, mutlu olduğumda, şaşkın olduğumda.. Hep yanımda sadece Teen Top var! Ne ailem ne arkadaşlarım, sadece Teen Top! Bu yüzden ne olursa olsun önemli değil onların sevgileri hep bende kalacak..